snovbord'un bu kadar popüler bir spor olması çok eski bir tarihe dayanmamaktadır.
Doğumu 1960 ve 70li yıllara daynmaktadır, ilk olarak kış olimpiyatlarına girişi 1998dir.
Tabi bu süre Türkiye için geçerli değildir. Türkiye'de 1993-1994 yılında bazı kişiler
tarafından yapılmaya başlanıldıysa da popüler bir hale gelmesi 4-5 yıl sürmüştür ve halen
büyük bir hızla snovbord yapan kişi sayısında büyük bir ilerleme vardır. Fark ettiyseniz snovbordcu
demedim çünkü maalesef bu insanların çoğu, sadece snovbord yaptığını söyleyebilmek amacıyla
başlamış olan ve günün büyük bir kısmını herhangi bir cafede güneşlenerek geçiren insanlardır.
Bu insanların snovbordcu olup olmadıkları ve istatistiklerde yer alıp almamaları kararını
sizlere bırakıyorum. Kişisel fikrimi merak edenler varsa snovbordcu değiller.

Dünya tarihine dönecek olursak,
öncülüğü 1970li yıllarda "Jack Burton Carpenter", "Chuk Barfoot" ve "Tom Sims" in
içinde bulunduğu bir grup tarafından yapılmıştır. Şu anda snovbord firmaları Burtonla beraber
en büyük snovbord üreticileri haline geldiler. Burton ilk olarak yüksek arkalı bağlamalar
( high-back bindings) metal kenarlar ve snovbord ayakkabıları üreterek pastadaki en büyük payı aldı.

İlk temelleri küçük water ski şeklinde ucunda ip olan ve ayakta durulan bölümde ortadan arkaya
kadar kaymayı önleyici pütürlü olan ve çocukken kaydığımız kızaklara benzer snurfer'la atılmıştır.
Bu fikrin sahibi 1960 lı yıllarda Sherman Poppin'di.
Zaman ilerledikçe bir grup rahatsız üniversite öğrencisi eğlenceli yarışlar düzenlemeye başladılar,
tabi ki sizlerinde tahmin edebileceği gibi Jake Burton da bu değişiklik arayışı içinde olan kişilerden biriydi.
Sonra bu yarışmalar esnasında, vahiy şeklinde bir fikir indi Burton'un aklına,
"Ayakları borda sabitlemek" -evet, evet harika bir fikirdi bu,
bu sayede ellerini yarışta kullanmaya ihtiyacı olmayacaktı.
Bunun ne kadar zekice bir fikir olduğunu yarışları kazanmaya başlayınca daha da iyi anladı Burton.

snovbord gibi doğa üstü bir sporu geliştirmek isteyen tek kişi, şüphesiz Jake Burton değildi.
Aynı yıllarda Jeff Grell ilk olarak yüksek arkalı bağlamanın (highback binding) dizaynını yaptı.
Demetre Molovich ise winterstick'i buldu fakat finansman sağlayamadı. Ama yinede Molovich
kendi dizaynı olan "Kırlangıç kuyruk" (Swallowtail) ve "laminant konstrüksyon"la (laminant construction)
gibi önemli faktörleri snovbord adına bulmuş ve tanıtmıştır. Kendisini burada saygıyla anıyoruz.

Ayakkabılar Sorels(TM) veya Sno-pac tipi ayakkabılar olarak geliştirildi. İlk önceleri snovbord ayakkabıları
sorel çeperli kayak ayakkabısı şeklindeydi. Bu ayakkabıların topuklar için yeterli destek vermediği ve bordun
kontrolüne engel olduğu açıktı. İlk sert yapılı snovbord botları kayak botlarından ibaretti. İlk sert yapılı
botların üretimi 1980li yıllardan önce çok zaman almadı.

1985li yıllarda Burton Vermonttaki Strotton dağında açtığı mağazada çelik kenarlı ve yüksek arkalı
bağlamaları kendi dizaynlarında kullandı ve bu sayede normal pistlerde bu bordların kullanılır hale gelmesini sağladı.
Yine aynı yıllarda Amerika'da kayak alanlarından sadece %7'sinde snovbord yapılmasına izin verilirken,
şu anda bu rakam %97 ye çıkmıştır. Ayrıca her snovbordcunun hayali olan Half-Pipelar bu pistlerin
yarısından fazlasında mevcut. Tabi maalesef bu durum yine Türkiye için geçerli değil. Bir Half-Pipe'ın
yapımının maliyetinin yüksek olmasından dolayı inşa edilmemesi esasında snovbord'un Türkiye'de
düşünüldüğü kadar gelişmediğinin bir kanıtıdır. Duyarlı bir kaç güçlü firmanın sponsorluğunda bir
Half-Pipe hatta bir Snow-Park'ın kurulması son zamanlardaki en büyük umudumuzdur.

Son olarak snovbordun bulunmasında ve bugüne kadar gelişmesine katkıda bulunan,
yukarıda adı geçen veya geçmeyen herkese teşekkür ediyoruz.