Snowboard Felsefesi

Snowboard Felsefesi

Bir çoğunuz Snowbord’u kışın yapılan bir spor olarak bilir.
Ama sizi temin ederim ki hepiniz yanılıyorsunuz.
Kışın yapılan bir spordan çok daha fazlasının gizli olduğunu fısıldar kulağınıza,
Eğer onu yeteri kadar dikkatli dinlyebilirseniz dağın sessizliğinde.
Snowboard yaptığınızda bütün dünyanız o olur. O anda sadece o vardır,
Onu yapmak için yaratılmışsınızdır ve onsuz olamazsınız.
Beyazlığın içinde kaybolur ve onun bir parçası olursunuz,
kendizi özgür ve kendiz hissedersiniz.
Bazen tek başınıza kayarsınız ve o anda dağın efendisi olur ona eğilmesini emredersiniz,
sizi aşağıdaki maceraya sürüklemesi için.
Diğer kış sporları için durum nedir pek bilemiyoruz, biz sadece bu lisanı biliriz.

Peki nedir bu Bord’u farklı kılan şey?
Tabi ki bizleriz.
Snowboard’cular (gerçek olanları tabi ki) farklı yaşam tarzlarıyla
hayata bakış açılarıyla,
özgürlüklerine olan düşkünlükleriyle,
hayattan tat almayı,
hayatı gerçek anlamda yaşamayı, “HAYAT” olarak kabul etmişlerdir.
Özgürlüklerine düşkün ve adrenalin için yaşayan insanların tutkuyla bağlandığı bir şeyin
toplum çizgisinin dışında kalması şaşırtıcı değildir.

Temeline inildiğinde Bordun tercih edilme sebebinin de özgürlükle ve heyecanla bağlantılı olduğu görebilirsiniz.
Hareket serbestliği daha fazla, daha estetik görünen, farklı hareket imkanı sağlayan ve bu sayede
adrenalini tüm damarlarınızın tatmasını sağlaması bordu özel kılar.
Bununla birlikte Bordun özel olmasından ve az öncede ifade ettiğim gibi bordçuların kişilik
olarak birbirine benzemesinden dolayı,
aralarında gizli ama güçlü bir dayanışma vardır.
Tüm Bordçular birer SNOWBROTHERS’dır.
O yüzden birbirlerini hiç tanımayan birkaç bordçunun
birbirlerini uzun süredir tanıyormuş gibi davranmaları gayet doğaldır.

Bordla ilgili olarak bilinmesi gereken en önemli şeylerden birisi de,
ayağına Bordu takıp kayan herkesin Bordçu olmadığıdır.

  • Eğer akşam yattığınız da kışa kaç gün kaldığını sayıyorsanız,
  • Bord yapmanın hayalini kurarken uyuya kalıyorsanız,
  • Günün herhangi bir zamanında kendinizi bord yapmanın hayalini kurarken buluyorsanız,
  • Karın üstündeyken değil oturup çay, kahve içmeyi çişiniz gelir ve işerken zaman kaybederim korkusuyla su içmiyorsanız,
  • Melekler size en sevdiğiniz şey nedir diye sorduğunda cevabınız Bord yapmaksa,
  • Bordu dümdüz aşağıya inmek için değil uçmak için kullanıyorsanız,
  • Sabah 9.00 dan akşam 18.00 e kadar aralıksız kayıyorsanız,
  • Çok yorulup dinlenmek için durduğunuzda vicdan azabı çekiyorsanız,
  • Borddan döndükten sonra, sabah erken kalkıp Bord yapabilmek için sabahlara kadar diskolarda tepinmiyorsanız,
  • Telesiyejle her çıkışta bir an önce inmek için sabırsızlanıyorsanız,
  • Bord sizde bir tutku olduysa
  • Bordunuzu seviyor ve ona ismiyle hitap ediyorsanız,
  • Yaz kış fark etmeyip televizyonda Üstatları izleyip kuduruyorsanız,
  • Sizlere pistlerde kaymanın yasak olduğunu söyleyenlere ağzının payını verip kaymaya devam ediyorsanız,
  • Yazları kayamadığınızı düşünüp en azından kış için hazırlık amacıyla bacak güçlendirici spor yapıyorsanız,
  • Sakatlanmanın en korkutucu yanı bir süre kayamamak ise,
  • Sürekli olarak daha yükseğe zıplamaya çalışıyorsanız,
  • Eğer Bordçulara karşı sıcaklık hissediyorsanız,
  • Pistin içinde olduğu kadar dışına da takılıyorsanız,
  • Bir Bordçu kötü düştüğünde yanına gidip iyi olup olmadığını soruyorsanız,
  • Birimizin Bordunda bir problem söz konusu olduğunda elinizden geleni yapıyorsanız,
  • Bordçunun, biriyle dalaştığını görünce yardım etmek için yanına gidiyorsanız,

Bile gerçek bir Snowboardçu olabilmek için daha yapacak çok şeyiniz var demektir.